İngilizce Deyimler ve Anlamları: Günlük Kullanım
Bu listede günlük iletişimde karşılaşabileceğiniz 16 İngilizce deyim ve Türkçe karşılıkları yer alıyor. Örnek cümleler, ifadelerin hangi durumlarda kullanılacağını gösteriyor.

Bu yazıda neler var?
Günlük İngilizcede kullanabileceğiniz 16 deyimi, Türkçe anlamları ve örnek cümleleriyle aşağıda bulabilirsiniz. İfadeleri bağlam içinde öğrenin; anlamları çoğu zaman sözcükleri tek tek çevirmekle bulunmaz.
Günlük Sohbette Kullanılan Deyimler
Bu dört ifade tanışma, kolaylık, sıklık ve sağlık durumundan söz eder. Yeni bir ortama girerken ya da günlük bir deneyiminizi anlatırken kullanabileceğiniz örnekleri okuyun. Sıklık bildiren kalıp kesin bir zaman aralığı vermez; rahatsızlık bildiren ifade de belirli bir hastalığı adlandırmaz.
Örnek cümleleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştirin. Ardından benzer bir durumu kendi cümlenizle anlatın. Böylece her kalıbın yalnızca sözlük anlamını değil, konuşmadaki işlevini de çalışmış olursunuz.
| İngilizce örnek | Türkçe anlamı |
|---|---|
| She told a joke to break the ice. | Ortamdaki gerginliği azaltmak için bir şaka yaptı. |
| The first exercise was a piece of cake. | İlk alıştırma çok kolaydı. |
| We eat out once in a blue moon. | Kırk yılda bir dışarıda yemek yeriz. |
| I'm feeling under the weather today. | Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum. |
Sırlar, Kararlar ve Doğru Tespitler
Bu gruptaki ifadeler gizli bilginin açıklanmasını, karar sırasını ve isabetli bir yorumu anlatır. Sırla ilgili iki kalıbın anlamları yakındır, ancak vurguları aynı değildir. Birinde birinden açıklama yapmasını istemek de mümkündür; diğerinde gizli bilginin ortaya çıkması öne çıkar.
Karar sorumluluğunu karşı tarafa bırakan kalıbı teklif veya bilgi paylaştıktan sonra kullanın. İsabetli değerlendirmeyi anlatan kalıp ise birinin doğru noktayı bulduğunu belirtir. Aşağıdaki örnekleri konuşmanın amacına göre inceleyin.
| İngilizce örnek | Türkçe anlamı |
|---|---|
| Come on, spill the beans! | Hadi, sırrı anlat artık! |
| I let the cat out of the bag about the party. | Partiyle ilgili sırrı ağzımdan kaçırdım. |
| I've sent you the details. The ball is in your court. | Ayrıntıları sana gönderdim. Artık karar sana kalmış. |
| You hit the nail on the head with that comment. | O yorumunla tam doğru noktayı buldun. |
Zorluk, Fiyat ve Kontrolü Anlatan Deyimler
Bu dört ifade yüksek fiyatı, tatsız bir işe katlanmayı, imkânsız görülen bir beklentiyi ve kontrolden çıkan bir durumu anlatır. İfadelerin tonu aynı değildir. Özellikle gerçekleşmesi imkânsız bir durumu alayla anlatan kalıp, ciddi bir konuşmada küçümseyici duyulabilir.
Bir işe katlanmayı anlatan kalıp, yalnızca işi yapmaya karar vermekten fazlasını ifade eder: Kişi tatsız bulduğu şeye rağmen harekete geçer. Kontrolün kaybolduğunu anlatan örnek ise tartışma gibi olaylara uygundur. Cümlelerdeki zaman ve özne uyumunu da izleyin.
| İngilizce örnek | Türkçe anlamı |
|---|---|
| That laptop costs an arm and a leg. | O dizüstü bilgisayar çok pahalı. |
| I had to bite the bullet and call the dentist. | Zor da olsa diş hekimini aramam gerekti. |
| He'll clean his room when pigs fly. | O, odasını asla toplamaz. |
| The argument got out of hand. | Tartışma kontrolden çıktı. |
Çalışma ve Zamanla İlgili İfadeler
Bu gruptaki dört ifade geç saate kadar çalışmayı, o günkü işi bırakmayı, tek eylemle iki işi yapmayı ve gecikmiş bir başlangıcı anlatır. Son örnek, biçim olarak bir atasözüdür ve listedeki diğer kalıplardan bu yönüyle ayrılır.

İşi bırakma ifadesi, bütün görevin tamamlandığını değil, o gün için çalışmayı bitirme kararını bildirir. İki işi tek eylemle yapmayı anlatan kalıp, ortak bir planın iki faydasını belirtir. Örneklerdeki Türkçe karşılıklar, bu ayrımları konuşma bağlamında görmenizi sağlar.
| İngilizce örnek | Türkçe anlamı |
|---|---|
| She burned the midnight oil to finish the report. | Raporu bitirmek için gece geç saatlere kadar çalıştı. |
| We've done enough. Let's call it a day. | Yeterince çalıştık. Bugünlük burada bırakalım. |
| I walk to work to get exercise and save money, killing two birds with one stone. | Egzersiz yapmak ve para biriktirmek için işe yürüyerek gidiyorum; bir taşla iki kuş vuruyorum. |
| You've finally started learning English. Better late than never! | Nihayet İngilizce öğrenmeye başladın. Geç olsun, güç olmasın! |
Benzer Anlamlı Deyimleri Nasıl Ayırırsınız?
Sırlarla ilgili ifadeleri ayırırken kişinin bilgiyi açıklamaya mı çağrıldığını, yoksa sırrın açığa çıktığının mı anlatıldığını belirleyin. İlk durumda doğrudan bir istekte bulunabilirsiniz; ikinci durumda açıklamanın gerçekleştiğini aktarırsınız. Bu ayrım, benzer Türkçe karşılıkların İngilizcede her zaman aynı kalıba denk düşmediğini gösterir.
Bir başka ayrım, işin zorluğuyla çalışma saatini birbirinden ayırmaktır. Tatsız bir görevi üstlenmek başka, gece geç saate kadar çalışmak başkadır. O gün çalışmayı bitirme ifadesi de görevin bütünüyle tamamlandığı anlamına gelmez. Örnek cümlede anlatılan eyleme bakarak doğru kalıbı seçin.
| Anlatılan durum | Seçim ölçütü |
|---|---|
| Birinden gizli bilgiyi anlatmasını istemek | Emir veya rica biçimindeki örneği seçin. |
| Sırrın istemeden açığa çıkmasını aktarmak | Geçmişte gerçekleşmiş açıklamayı anlatan örneği seçin. |
| Zor bir işi kabullenip yapmak | Katlanma ve harekete geçme anlamına bakın. |
| Gece çalışmayı anlatmak | Çalışmanın geç saate uzadığını belirten örneği seçin. |
Deyim Kullanırken Yapılan Hatalar ve Çalışma Yöntemi
Deyimleri tek tek sözcüklerin anlamıyla çevirmek yerine kalıp olarak öğrenin. Cümle kurarken fiilin zamanını ve özneyle uyumunu koruyun. Örneğin geçmişte olan bir eylem için fiili geçmiş zaman biçimine getirin; tekil özneyle geniş zamanda gereken çekimi kullanın. Sabit ifadelerin parçalarını gelişigüzel değiştirmeyin.
Çalışmak için aşağıdaki dört adımı izleyin. Her adım kısa tutulduğu için günlük tekrarınıza kolayca ekleyebilirsiniz. Kendi örneğinizi kurarken yalnızca anlamı değil, konuşmanın resmiyetini ve tonunu da hesaba katın.
- Tablodan günlük hayatınıza uygun üç ifade seçin.
- Her biriyle kendinize ait bir İngilizce cümle yazın.
- Cümleleri sesli okuyun ve anlamlarını Türkçe açıklayın.
- Ertesi gün cümleleri yeniden kurup fiil çekimlerini kontrol edin.
Samimi konuşmada kullanılan kalıpları resmî yazışmalara taşımayın; gerektiğinde açık ve doğrudan bir karşılık seçin. Ayrıca her deyimi her konuşmaya eklemek zorunda değilsiniz. İfade, anlatmak istediğiniz duruma uyuyorsa kullanın; uymuyorsa sade bir cümle kurun.
Daha fazla alıştırma için İngilizce kelime bilgisinin kapsamını, konuşma pratiği yöntemlerini ve telaffuz kurallarını inceleyin.